HASTALIKLAR ve TEDAVİLERİ
Kanser
Kalp Hastakılları
Zayıflama
Cilt hastalıkları
Hemoroit

Romatizma

Alzemir
Vitiligo Sedef

Felç

Astım Bronşit
Prostat
Hepatit

Kısırlık

İltihaplı Romatizma

Sara Epilepsi

Böbrek/Safra taşı
Bel/Boyun Fıtığı
Depresyon

Şeker Diyabet

Guatr
Ülser
Altını Islatma
Cinsel sorunlar
Grip
MS
Tansiyon
Kadın Hastalıkları

Anemi

Aromaterapi

Kilo Alma

Saç Bakımı
Varis
Kas Erimesi
cocuklar İçin
Diger Hastalıklar

SİPARİŞ


 

Tedavisi Mümkün Olan Bir Hastalık...
KANSER NEDİR?

·        Organizmada meydana gelen ve hücreleri kontrolsüz büyüyen kötü huylu tümörlere verilen genel addır.
 

·         Kanser, genellikle kontrolden çıkan hücrelerin sürekli çoğalmalarıdır.
 

·        Kanserler, malignant (kötü huylu) tümörlerdir; yani benign (iyi huylu) tümörlerin aksine başka dokulara sızma ve yayılma (metastaz) özelliği gösterir.

 

Kanserli hücreler neden sürekli bölünürler?

Kültürde, normal hücreler komşu hücrelere yapışarak ilişkilerini devam ettirirler. Bu yapışma (adhezyon) noktalarında hücrelerde elektronca yoğun bir plak oluşur. Bununla birlikte, hücrelerin ameboid uzantılarında yavaşlama ve durma görülür. Bu olaya kontak inhibisyon denir. Bu şekilde, hücre bölünmesi kontrol edilir. Deneysel olarak, normal hücreler bir kültür ortamında kendilerine sağlanan ortam şartları ne kadar iyi olursa olsun kontak inhibisyon nedeniyle tek tabaka oluşturduktan sonra daha fazla çoğalmazlar. Çünkü, bölünme sınırlı sayıda olur. Fakat, kanser hücreleri sürekli çoğalarak birkaç tabakalı düzensiz kitleler oluştururlar. Bu da kanser hücrelerinde kontak inhibisyon kaybı olduğunu göstermektedir. 

Kanser nasıl oluşur?

Kanserlerin yaklaşık %80-90’ı çevresel ve/veya davranış faktörleri tarafından meydana gelir ve önlenebilme potansiyeli vardır. Kalıtım yoluyla kanser meydana gelme olasılığı çevresel faktörlere oranla çok daha azdır.

x-ışınları, uv (ultraviyole-morötesi) ışınları gibi fiziksel ve bazı ilaçlar, polisiklik aromatik hidrokarbonlar gibi kimyasal faktörlerin yanında virüsler de biyolojik olarak normal karaktere sahip bir hücre kültürünü transforme ederek kanser oluşturabilirler.

Kimyasal karsinojenler, tümörü ya uygulandığı yerde (örn: cilt) veya absorbe edildiği yerde (örn: bağırsak) ya da metabolizmanın durumuna göre karaciğer, böbrek gibi organlarda, bazen de direkt olarak alakası olmayan bir yerde meydana getirirler. Fakat, karsinojene maruz kalma kanser oluşturmak için tek başına bir sebep değildir. Karsinojenler ancak uygun yer ve zamanda kanser oluşturabilirler. 

Sayabileceğimiz bazı kimyasal karsinojenler şunlardır:  

¨      Hidrokarbonlar: baca temizleyicileri, boya endüstrisinde kullanılan maddeler

¨      Aflatoksin ( küf mantarı tarafından sentezlenir)

¨      Nikel, krom

¨      Sigara (nikotin, tar)

¨      Yiyecek katkıları

¨      Birçok ilaçlar

¨      Parfümlerde kullanılan bazı kimyasallar 

Fiziksel faktörlerin, kanserojen kimyasal maddelerin veya onkojenik (kansere neden olan) virüslerin konak hücre genomu ile etkileşimleri sonucu hücreler değişmekte ve farklı antijenite kazanmaktadır. Bir normal hücrenin kontrolden çıkarak hızla bölünmesiyle oluşan kanserli hücrede birçok anormal doku antijeni belirmektedir. Tümör hücrelerinde yeni yeni antijenler oluşmakta ve normal antijenlerin kaybına veya değişikliğine neden olabilmektedir. Erken fötal dönemde, normalde bulunan protoonkogenlerin     ( kansere sebep olabilme potansiyeli olan gen) farklılaşmasıyla anormal genler oluşmakta ve bunlara selüler onkogenler adı verilmektedir. 

İmmün sistem (bağışıklık sistemi) ve kanser oluşumu arasındaki ilişki

Bağışıklık sistemi yabancı doku antijenlerini kolayca tanıyabilir ancak, tümör dokusunu organizmadan kolayca atamaz. İnsanda bir saniyede bir milyara yakın hücre çoğalması olmakta ve somatik olarak bunların birkaçı, günde yüzlercesi mutasyonla farklı hücreler oluşturmaktadır. Bu farklı hücrelerin temizlenmesinde hücresel immün cevap mekanizması rol oynamaktadır. Buna, immün sistemin kansere karşı “immün denetimi” denmektedir. İmmün sistem, tümör oluşumunu denetlemekte, aynı zamanda tümör hücresi ve antijenlerine karşı immün cevap çıkarmaktadır. Hücresel immün cevap baskılandığı zaman kanser oluşumu artmaktadır.

Yenidoğan ve yaşlılık dönemlerinde immün cevap mekanizması zayıflamaktadır. Yaşlılarda prostat kanseri, çocuklarda nöroblastoma sık görülmektedir. İmmün sistemi baskılayıcı ilaç kullananlarda tümör oluşumu riski artmaktadır. İmmün sistem bozukluğu olan hastalarda da bazı kanser tipleri gelişebilmektedir. 

Kanser neden öldürür?

Kanser hastalarının çoğu, kalp hastalığı veya başka enfeksiyonlar gibi kanserle ilgisi olmayan nedenlerden dolayı ölür. Tümörün bulunduğu bölge ve tümörün yayıldığı bölgenin büyüklüğü ölümü direkt veya indirekt olarak etkileyen nedenlerdir. Ölümün temel nedeni, beyin, akciğer, karaciğer gibi hayati önemi büyük olan organlarda tümör oluşması veya tümörün bu organlara yayılmasıdır. 

Kanser teşhis eden köpekler

Son olarak, kanseri teşhis edebilmek için günümüzde kullanılagelen metodlara alternatif olabilecek yeni bir araştırmadan bahsetmek ilginç olacaktır sanırım.

Schnauzer türü köpek, derideki ben kanserlerini (melanoma) tanı yapılmadan önce, koklayarak teşhis edebilmektedir.

Bazı hastalarda melanoma kolay gözükmeyecek bir yerde olabilir. Melanomaların %20’si bu nedenle teşhis edilememektedir. Florida’lı eski polis köpekleri terbiyecisi Duane Pickel, bir kanser uzmanının da yardımıyla, bu köpeği hemen hemen hiç yanılmadan melanoma tanır hale getirmiştir. Tıp kitaplarına “Köpekle Tanı” diye bir bölüm eklenecek mi dersiniz?

Kaynaklar:

Bilim ve Teknik Dergisi; Mayıs 1998.

Biyoloji Terimleri Sözlüğü; TDK, 1998.

Franks, L.M., Teich, N.; Introductin to the Cellular and Molecular Biology of 

                Cancer, 1996.

Özbal, Y.; Temel İmmünoloji, 1994

KANSER NEDİR?
Kısaca vücut hücrelerinin isyanı olarak nitelendirilebilecen kansere sebep olan olay (normalde) bölünerek çoğalan ve bir görevi olan hücrelerin yerine yine bölünerek çoğalan fakat bir görevi olmayan hücrelerin oluşması olarak açıklanabilir. Bu hücreler zamanla (genelde) etrafındaki normal hücreleri sıkıştırarak büyümeye başlarlar. Bir yerde büyüyen tümör ameliyatla çıkarılabilir veya başka şekilde (fizyoterapi ile) tedavi edilebilir. Fakat bu hücreler kan dolaşımı veya lenf kanallarını yırtarak dolaşıma girerse vücudun başka yerlerinde de ortaya çıkabilir (“Sıçrama” denilen olgu). Kanser hücresinde gelişme çabuk olur ve hücrelerin artmasıyla ortaya gelen tümör, içinde geliştiği organı tahrip eder. Genelde görülen kanserin tıbbi açıklaması budur.

ÇÖZÜM NE OLABİLİR?
Devamlı pipo içenlerde görülen dil, sigara içenlerde akciğer, gırtlak gibi tahrişe dayalı (sanayi boyaları, egzozlar, fabrika baca dumanı, vb.) kanser vakaları haricindeki kanser vakalarında, kendini iyileştiren insanların ortak olarak uyguladıkları yöntem, gıda sistemlerini değiştirmek olmuş. (Bu yöntem üstteki vakalarda da kısmen işe yaramış.) Kanserin geçmişte az, günümüzde çok gelişmiş ülkeIerde fazla, teknoloji girmeyen yerlerde az, kentlerde çok, kırsal kesimlerde az olmasının sebebini de incelersek karşımıza yine beslenme alışkanlıklarının çıktıklarını görürüz. Vücudun çalışma prensibi hücrelerin “yenilenmesi-ölümü-tekrar yenilenmesi” mekanizması şeklinde olup, oluşumu ise doğadan alınan (gıdalarla) vitamin-mineral-proteinlerle sürer. Normal hücrelerin ihtiyacına cevap vermeyen gıdalar (rafine) vitamin-mineralden yoksun olduğu için vücutta bu anormal (kanserojen) hücreleri oluşturur. Bu anormal hücre gelişimini engellemek ise rafine gıdaları kesip vücuda doğal ihtiyacını vermekle olur. Genelde kanserin belli bir yaştan (45) sonra görülmesinin sebebi mineral eksikliğinin bu devrede patlak vermesin kaynaklanır.

GIDALARIMIZ VE BİZ
İnsanların hayatlarını idame ettirebilmeleri için birtakım temel gıda maddelerine ihtiyaç duyarlar. Bunlar proteinler, vitaminler, mineraller, yağlar, karbonhidratlar ve su olarak sıralanabilir. Vücut yenilenme, tamir, bedeni ve ussal faaliyetlerini bunları doğrudan alarak yerine getirir. İşte bu noktada özellikle günümüzde gıdaların doğru alınması gerekliliği ortaya çıkıyor. Çünkü vücudumuzun doğal yapısı bunu emreder. Aynı şekilde sağlıklı ve uzun ömürlü kişi ve toplumların ya da kendisinde kansere rastlanmayanların, bilinçli ya da bilinçsiz olarak yaptıkları budur.
Kanserden ne zaman şüphelenmelisiniz?

DOĞRU VE YANLIŞ BESLENME NEDİR?

Çağımızda kanserin giderek yaygınlaşması, sanayice geIişmiş ülkelerde sıkça rastlanması (ABD'de ölüm olaylarının 1/6 sebebi) ya da birtakım insanlarda bu hastalığın olup birtakım insanlarda olmaması tesadüfe bağlanamaz. Muhakkak ki kansere yol açan ortak şartlar, etkenler vardır (çevresel, gıdasal, vb). Üstteki durumlardaki ortak etkenlerin en önde gelenleri ise rafine gıdalar ve hayvansal ürünlerdir. Doğallığını yitirıniş gıdalar (rafine gıdalar) ve hayvani gıdalar (et, tavuk, balık, vb.)ın aşırı tüketimi kanser hastası olan kişi ve toplumları, olmayanlardan ayıran başlıca etkenlerdir.

İNSANIN GIDA İHTİYACI NEDİR?

İnsanın günlük gıda ihtiyacı birçok araştırmalarla belirlenıniş, çizelgeler halinde sunulmuştur. Mesela orta aktif bir insanda günde 3.000 kalori, belli ölçülerde kalsiyum, fosfor, demir vb. mineraller, A, B, C vb. vitaminler ve her insanın kilosu kadar gram protein (kg/g) lazımdır. Örneğin 70 kg'lık bir insanın 70 gr. protein. alması gerekir (1. sınıf proteinlere ilerde değineceğiz). Bunu bilimsel anlatımdan günlük hayata indirgersek her gün yenecek Örn. 1 elma (veya diğer meyveler)+1 soğan (sarmısak, pırasa vb.)+1 tabak bulgur (esmer pirinç, kepek ekmek)+1 tabak soya+yeşilliklerden oluşan bir salata (roka, tere, ısırgan, hindiba, ebegümeci, marul vb. insanın tüm ihtiyaçlarını karşılamaktadır. İleride bu detaylı ve günlük bir menü şeklinde belirtilecektir (Kanser hastalığındaki beslenme özellikle mineral+vitamin ağırlıklı olacaktır).

RAFİNE GIDALAR NELERDİR?

Görüldüğü gibi insan vücudu yaşamını özünde protein, vitamin, mineral, karbonhidrat, yağ ve su üzerinde kurmaktadır. Bunları içermeyen herhangi bir madde (gıda görünümünde de olsa) vücudu yoracak ve bozacaktır. Rafine gıdalar:

Beyaz undan yapılan her gıda: (börek, , makarna, beyaz ekmek, kek, pide, galeta, vb)

Sebebi: Buğdaydaki mineral oranının diğer tahıllara kıyasla insan bünyesindeki minerallerin oranına en yakın olduğunu görürüz. Kanserle savaşımda ise minerallere ağırlık verilmesi gerekliliğini gözönüne alırsak buğdaydan azami istifadenin nasıl olacağı sorusu . aklımıza gelir. Kepek ve tohumundan ayrılan ve çeşitli emulgatör, maya, tat ve kıvam geliştirici katkı maddeleriyle yapılan beyaz ekmekler ve unlu mamüller önemli miktarda vitamin ve mineralini yitirmiş, vücudu yoran, birçok hastalığa direkman veya dolaylı olarak neden olan bir madde haline dönüşmüştür. Buğdaydan en iyi faydalanma yolu tam buğday unu ile evde ekmek yapımı, bulgur olarak tüketimi veya filizlendirilerek kullanımıdır. Buğdayın doğru olarak tüketimi özellikle kanserde en önemli konulardan biridir.

Beyaz pirinç: Piyasadan aldığımız, kepeğinden ayrılan ve talkla cilalanıp parlatılan beyaz pirinç vitaminlerinin tümünü, madensel tuzlarının % 60'ını ve lipitlerinin %80'ini kaybedip vücudu yoran bir madde haline dönüşmüştür. Kanserde iyileşmeyi sağlayacak mineralleri ihtiva eden esmer doğal pirince artık bir takım aktarlar, marketler ve doğal gıda satan dükkanlarda rastlamak mümkündür.

Konserveler, turşular, hazır gıdalar (çorba, puding, salça, sirke vb): Besleyici nitelikleri çok düşük olan bu gıdaların, yapılan deneylerde vücuda girdiğinde vücut adeta bir saldırıya uğrayacakınış gibi akyuvarların artışına sebeb olduğu gözlemlenmiş, sebze, meyve ve su gibi doğal gıdaları alırken böyle bir olaya rastlanmamıştır. Bilimsel kaynaklar ise katkı maddeleriyle ilgili hayvan deneylerinden alınan bazı sonuçlarda E320, E132, E250-251 gibi bazı katkı maddelerinin yönetmeliklerinin gösterdiği ölçü üzerinde kullanıldığı vakit kansere yol açabileceğini belirtmektedir. Bu yüzden salça, konserve, sirke, çorba, vb. gıdaları zaman ayırarak evde üretmek en emniyetli yoldur.

Her türlü alkollü içki, meşrubat (diet dahil), çay, kahve, sigara, meyve suları: Vücutta, alkollü içki veya sigaranın en ufak miktarının bile çok büyük tahribatlara yol açtığı bilinen gerçek. Çay ve kahveyi ise yine uyarıcı ve toksik yönleriyle değerlendirirsek, vücutta bağışıklık sistemini etkilemesi sebebiyle kansere zemin hazırlayıcı maddeler olarak görebiliriz. Bu konuda ülkenin önde gelen üniversitelerinin Milli Prodüktivite Merkezi ile yürüttükleri çalışmalar da var. Vücudu yoran, çeşitti kimyasal maddeler içeren meşrubatlarda ise; İngiltere'nin en ciddi gazetelerinden The Times ve The Independent'da kansere ' yolaçan "Benzen" maddesinin bulunduğu belirtilmekte.Su, maden suları, şifalı bitki çayları ve meyveler bünyemize en uygun alternatifler.

Beyaz Şeker, beyaz tıız, bal: Beyaz şeker ve tuz çeşitli kimyasal işlemler sonucunda açık renklerine ve granüle hallerine kavuşurlarken piyasada satılan sahte ballara da dikkat etmemiz gerekir. Her gıdada, tahılda, sebze-meyvede, bakliyatta zaten vücudun kullanacağı şeker (karbonhidrat) bulunur ve bu şeker en ideal şekerdir. Kaya tuzu veya sanayi, deniz ya da doğal tuz adı altında satılan tuzlar ise insan kanındaki tuzun kimyasal bileşimine en çok benzeyen tıızlardır. Kanserde en çok kullanılan forınüllerden biri ise halis bala ilave edilen ısırgan tohumunun 10 gün bekletildikten sonra kullanımıdır.

Tereyağı, margarin, rafine sıvı yağlar: Çeşitli kimyasal işlemlerle preslenen, rengi ve kokusu giderilen rafine yağlar, margarinler ve kolesterol ihtiva eden hayvani yağları, kanserlilerin kullanmaması gerekiyor. Bakliyat, tahıl, zeytin, fındık, fıstık gibi yağlı tohumlar, az miktarda olan günlük yağ ihtiyacımızı zaten doğal olarak bünyelerinde barındırıyorlar.

Bakliyat: Hastalığın başlarında özellikle sebze yemeklerini (hatta mineral ve vitaminlerinden maksimum istifade etmek için çiğ olarak) tercih etmek ve bakliyatı haftada 3-4 öğünden fazla yememek en doğru davranış.

HAYVANİ GIDALAR BAHSİ

Kepekli ve lifli olmadığı için sindirim sistemine ağır gelmesi ve fazla üretim için yemlerde kullanılan kimyasal maddeler,hayvanlara verilen hormonlar ve ilaçlar eti oldukça sakıncalı hale getirmekte. Katrandaki "benzopyrene" maddesi hayvani yağlardaki kolesterolde mevcutken, kanseri yenen insanların ortak olarak yaptıkları şeyin eti bırakmak olduğunu gözlemliyoruz. Insan vücuduna lazım olan 8 esansiyel amino asidi içeren l.sınıf proteinler az yağlı süt ürünleri (peynir, yoğurt vb) veya soyadan sağlanmalı, özellikle soyanın içerdiği Genistein ve Daidzein adlı antioksidanlar ve isoflavonlar göğüs, göden, akciğer, prostat, deri ve kan kanserini, kısaca her tip kanser oluşumunu engelliyor.

KANSERDE İDEAL BESLENME

Bu beslenme biçimiyle (kanserin vücuttaki bulunma oranına göre) 3-4 ay içinde vücut çok kuvvetlenecek (mineral+vitaminler) sayesinde, hastalığı ya yenecek ya da yenme yoluna girecektir.

SABAH [07.00-09.00):

1- Özellikle yeşil bir salata (ısırgan, tere, marul, ebegümeci, roka, vb. biri veya birkaçı) + sızma zeytinyağı + doğal tuz + limon,

2- Tam buğdaydan katkısız olarak yapılmış ekmek + az yağlı yoğurt veya az yağlı beyaz peynir (süt üıünleri yerine soya sütü ve ürünleri temin edilebilirse, daha idealdir),

3- Özellikle elma (ya da herhangi bir meyve),

4- Soğan veya sarımsak.

KUŞLUK [10:00-11.00), İKİNDİ (15.00-16.00), YATSI (21.00-22.00): Bunlardan biri ya da birkaçı, 4-5 kuru incir, 4-5 kuru kayısı.6-7 kestane,3-4 hurma,1 avuç kuru üzüm,1 avuç çimlenmiş buğday,1 havuç, 1 tabak limonlu maydonoz.

ÖĞLE - AKŞAM 

1- Yemekten önce kahvaltıdaki gibi bir salata (kırmızı pancar ilavesi tercih edilir),

2- Yemek olarak sebze (ıspanak- kabak- pırasa-kereviz vb),

3- Haftada 3-4 öğünü geçmeyen bakliyat,

4- Yemekte veya yemek arasında 1 tabak soya (200-250 gr) veya yoğurt (200-250 gr).

Kanseri yenen kişilerin yediklerini incelersek genelde Demir, Potasyum, Kükürt, Manganez, Magnezynum gibi nıineral ağırlıklı olduğunu göreceğiz. Yukarıda belirtilen gıda sistemi de bunlar gözönüne alınarak hazırlanmıştır.

DİĞER ÖNEMLİ MADDELER

* Baş prensip vücuda yabancı madde sokmamaktır. Dişmacunu kullanmamalı, yerine fırça+su+doğal tuz kullanmalı, deterjan yerine su, bulaşık fırçası tercih edilmeli, ruj, krem, deodorant vb. kozmetik ürünlerden kaçınılmalıdır.

* Alman, Japon ve Macar bilim adamlarınca kırmızı pancar, havuç, kırmızı biber, kırmızı lahana ve ısırgan gibi zengin mineral yapısına sahip gıdaların kanser tedavisinde etkili olduğu gözlemlenmiştir.

' Mevsim değişikliklerinde vücudun mineral dengesi de mevsime adapte olmak ister. Bu ise mevsimin gıdalarıni almakla olur. Örneğin kışın vücut magnezyum ve kalsiyum gibi antidepresif lahana, havuç, şalgam, kereviz, yerelması, kuru fasulye, yulaf, turunçgillerde bulunan öğeleri ister. İlkbaharda hindiba, ısırgan, ebegümeci, biber, domates gibi demir ve C vitamini içeren vücudu canlandırıcı gıdalar gereklidir. Yazları kanı sulandıran kiraz, şeftali, kavun, karpuz gibi meyveler, kalpten ölümlerin fazla olduğu sonbaharda ise üzüm, kestane, nar, ayva, elma gibi kalbi güçlendirici, potasyumlu gıdalar vücudun ihtiyacını karşılar. Sera ürünleri veya ithal değişik mevsim meyvelerine bu yüzden itibar etmeyelim.

' Kemoterapide veya diğer bir sebeble kapsüllü ilaç alırken, kapsülün içini bir bardağa boşaltıp biraz suyla içmeliyiz. Zira kapsül de sentetik ve kansorejen bir maddedir ve keınoterapik ilaçların ikincil kanser oluşturma riski taşıdıklarına dair kanıtlar olduğunu da hatırlayalım.

' Kanserin iyileştirilmesinde en önemli etken disiplinli bir şekilde iyileştirici yolları uygulamaktan geçiyor. Nefsimizi dizginleyerek bu disiplini sağlayacak irade ancak bizim elimizde.Yani alışageldiğimiz yaşam biçimimizden (arkadaş toplantıları, günler,davetler, sosyal etkinlikler ve buralarda bize zarar verecek birçok unsurdan) soyutlanmak irademizle % 100 bağlantılı. Ünlü artist Mine Mutlu bu hastalıktan bu şekilde kurtulmuş fakat iyileşince terkedip yine bu hastalıktan vefat etmişti. Unutulmaması gereken diğer bir husus da manevi huzurun hormonların çalışması, bağışıklık, sinir, sindirim sisteminin güçlenmesi ve etkinliği dolayısıyla tüm vücut üzerinde oluşturduğu olumlu etkisinin tıbbi çevrelerce de kabul edilmesi.

KANSERİ YENMEK İÇİN KULLANILACAK GIDALARIN HAZIRLIGI :

1- Buğday çimi: Birkaç avuç buğday bir kaba oda sıcaklığında (15-20) derece üzeri suyla örtülecek şekilde bırakılır. 24 saat sonra su boşaltılır. 1 gün bu şekilde bekletilir ve daha sonra hergün sadece nemlendirecek miktarda su serpiştirilir. 1-2 gün içinde filizlenme başlayacaktır. Bundan sonra uzun süre dayanması ve çabuk bozulmaması için buzdolabına konulur. Buğday filizi çok kuvvetli bir gıda olduğu için günde 2-3 çorba kaşığından fazla alınmaz. Çorba, salata ve yemeklerde çok güzel garnitür olur. Kıyaslamalı besin içeriği:

 

 

2- Doğal tuz hazırlanması: Piyasada sanayi tipi tuz olarak torbalarda satılan sadece yıkanıp öğütülmüş doğal tuz bulamazsanız aktarlarda satılan iri kaya tuz parçalarını elektrikli kahve çekeceğinde çekecek veya havanda döveceksiniz.

3- Soya: Soyayı pişirmeden önce geceden (10 saat) ıslatacaksınız. Düdüklü tencerede 1 saat pişirip 1/2 saat bekleteceksiniz. Pişen soya piyaz olarak çok iyi yenebileceği gibi bulgur pilavıyla karıştırılarak çok güzel bir tada kavuşacaktır.

4- Kepekli pirinç: Beyaz pirince göre 10-15 dakika daha geç pişer. En kolayı 5 dakika kaynatıp 1/2-1 saat suyunu çekmesini bekleyip daha sonra 15 dakika daha pişirmektir.

5- Doğal ekmek yapımı: 2 kg. tam kepekli buğday unu alınır. Doğal tuz ve su ilavesiyle hamur haline getirilir. Sızma zeytinyağıyla sıvanmış tepsiye yerleştirilerek 20-30 dakika fırında pişirilir. Dilimlendikten sonra poşet içinde buzdolabına konulur ve hergün yenileceği miktarda ısıtılır. Doğal ekmek az miktarlarda saç üzerinde pişirilerek de yenilebilir.

6- Isırgan salatası: Toplanan veya köylülerden alınan ısırgan bir kevgirin içinde suda yıkanır. Bu sırada üstündeki cildi yakıcı karınca asidi kısmen yok olur. Lastik eldivenle doğranır, doğal yağ+doğal tuz ve limon veya doğal sirke de ilave edilince yakıcılığı tamamen ortadan kalkarak yenilecek hale gelir.

7-Alternatif salatalar: Hindiba (radika), kuzukulağı, ebegümeci, yabani semizotu, bayırturbu, madımak vb.köylülerin sattığı herhangi bir kimyasal gübre görmemiş, ilaç veya hormon taşımayan yeşil bitki, yukarıdaki gibi salata yaparak yenilir.

8- Doğal sirke: Suyu çıkartılan elma veya üzüm 15 gün bir kapta üstüne tülbent örtülerek bekletilir ve süzülürse doğal sirke elde edilir.

9- Doğal çorba: Kereviz, havuç, patates, şalgam, pancar, yerelması, domatesin suyu çıkartılıp biraz posa+doğal tuz+ baharat+sızma yağ eklenerek ısıtılır.

10- Doğal şeker: Tüm bitkisel çaylarda bal ve pekmez tatlandırıcı olarak kullanılır. Esmer ya da doğal şeker diye satılan şekerler veya tatlandırıcılara itibar etmeyin

MUCİZE KARIŞIM

SAF ARISÜTÜ
KORE KIRMIZI GİNSENGİ
ARI POLENİ
ISIRGAN TOHUMU
KURUTULMUŞ KUDRET NARI
HACIOGLU ÖZEL HARMAN
[24. ÇOK ÖZEL BİTKİ YAŞADIGINIZ SORUNLARA GÖRE DEGİŞİR BASUR İÇİN 24 FARKLI BİTKİ ŞEKER İÇİN 24 AYRI BİTKİ KISIRLIK İÇİN 24 AYRI BİTKİ GİBİ DİGER BİTKİLER AYNIDIR DEGİŞMEZ]
( KETEN TOHUMU + SİYAH ÜZÜM ÇEKİRDEĞİ + ÇÖREKOTU + ZENCEFİL + SOYA + KEÇİBOYNUZU + ZERDEÇAL + MEYAN BALI +SİPİRULİNA+GİNKO+KÖPEKBALIGIKIKIRDAGI+REİSHİMANTARI)
SİİRT PERVARİ KARAKOVAN BALI

2 KG ÖZEL FORMÜL

DÜNYANIN EN ÜSTÜN BİTKİSEL BESİN DESTEKLERİ GERÇEK DOZAJLARIYLA BİRARAYA GELEREK MUCİZE KARIŞIMI OLUŞTURDU

ROMATİZMADAN KANSERE KADAR[KALP TANSİYON PROSTAT SAÇ DÖKÜLMESİ KADINHASTALIKLARI VB)  HERKESİN KULLANA BİLECEGİ MUCİZE KARIŞIMI MUTLAKA DENEYİN

^ YORGUNLUK

^ HALSİZLİK

^ BİTKİNLİK
Doğal vitamin, mineral, aminoasit ve enzimler vücudu zinde tutar

^ SAÇ DÖKÜLMELERİ
Saç dökülmesini önleyen 2 aminoasit cystin ve niacin arısütü-polende yüksek oranda vardır

^ KANSIZLIK
Alyuvar sayısını %35 oranında arttırır, kan dolaşımını arttırır

^ VÜCUT DİRENCİ
Antimikrobik özelliğiyle hastalıklara karşı vücut direncini arttırır

^ HAZIM ZORLUĞU
Mide-barsak sistemini etkiler anında kana karışır

^ ÇALIŞMA İSTEKSİZLİĞİ
22 çeşit aminoasit, 27 çeşit madensel tuz,doğal enzim,karbonhidrat içerir

^ BEYİN PERFORMANSI
Zekayı çalıştırabilme kapasitesini arttırır, hafızayı kuvvetlendirir

^ FİZİKSEL GELİŞİM
Hücre ve doku yenileyici özelliğiyle bebek, çocuk ve gençleri sağlıklı ve hızlı geliştirir yetişkinlerde ise yaşlanma hızını keser

^ SİVİLCELER
Karaciğer bozukluklarından ileri gelen sivilceleri tedavi eder

^ KEMİK VE KAS KUVVETSİZLİĞİ
Kemik ve kas dokularını kuvvetlendirir

^ UYKUSUZLUK, UNUTKANLIK
İstem dışı çalışan sinir sistemi salgılarını düzenler

^ STRES ve RUHİ GERGİNLİK
Merkezi sinir sistemini düzene sokar

^ ROMATİZMA ve SİYATİK
Romatizma, siyatik, mafsal, sırt ve bel ağrılarında etkilidir

^ ALERJİLER
Organizmayı dış etkenlerden koruyarak alerjik bünyeyi güçlendirir

^ CİLT HASTALIKLARI
Dermatozlarda(deri iltihaplanmaları) ve diğer cilt hastalıklarında etkilidir

^ HEMEROID ve VARİS
Kan dolaşımını hızlandırır, dolaşım sitemini düzenli çalıştırır

^ PROSTAT ve VARİKOSEL
Prostatı küçültür, iltihaba karşı korur, husyeleri normale döndürür

^ REGL BOZUKLUKLARI
Bayan hastalıklarında metabolizma dengesi sayesinde düzene sokar

^ MENAPOZ ve ANDREPOZ
Menapoz ve andrepoz hallerini düzenler

^ GUATR
Troidlerin çalışmasını düzene sokar

^ MİGREN ve DEPRESYON
Merkezi sinir sistemini direk etkiler ağrıları giderir

^ ADRENALİNİ ARTTIRIR
Adrenal korteksine(böbreküstü bezleri) etki eder kortizo ve epinefrin salgılar

^ YAŞLANMA HIZINI KESER
Uzun ömür gıdası RNA ve DNA deposudur, E vitamini oranı yüksektir

^ GEBELİK ESNASINDA
Hamilelerde gebelik esnasında bebeğin süper gelişimini sağlar

^ METABOLİZMA DENGESİ
Vücudun fiziksel, zihinsel ve ruhsal ihtiyaçlarını dengede tutar, Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir

^ BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ KUVVETLENDİRİR
Vücudun savunma mekanizmasını kuvvetlendirir, hastalıklara karşı organizmayı dış etkenlerden korur

^ BEYİN FONKSİYONLARI
Beyin damarlarını açar beyin aktivitesini arttırır, yaşlanmayla gelen beyin hücreleri yitimini önler

^ SİNİRSEL RAHATSIZLIKLAR
Merkezi sinir sistemine etki eder tüm sinir sistemini düzene sokar

^ MİDE-BARSAK HASTALIKLARI
Mide-Barsak'taki sisteme bağlı tüm hastalıklarda kesin sonuç verir

^ SOLUNUM YOLU HASTALIKLARI
Doğal antibiyotiktir, organizmayı dış etkenlerden korur

^ DOLAŞIM SİSTEMİ BOZUKLUKLARI
Dolaşım sistemi üzerinde regülatör görevi yapar sisteme bağlı bozuklukları önler

^ TANSİYON DÜZENSİZLİKLERİ
Hiper(yüksek) ve Hipo(düşük) tansiyonda kan basıncı düzensizliklerini dengede tutar

^ KOLESTEROL, DAMAR SERTLİĞİ
Kandaki kolesterol(yağ) oranını çözer, Kan dolaşımını düzene sokar

^ KARACİĞER HASTALIKLARI
Karaciğeri destekler, karaciğere bağlı tüm hastalıkları tedavi eder (Hebatit ve Sirozda çok etkilidir)

^ BÖBREK YETMEZLİKLERİ
Böbrek üstü bezlerini çalıştırır kortizo ve epinefrin benzeri bir salgı ile organizmayı düzenler

^ KALP-DAMAR HASTALIKLARI
Kardio vasküler sistemi üzerinde regülatör görevi yapar, kalp atım hızını ve volümünü ayarlar

^ KAN ŞEKERİNİ AYARLAR
Doğal İnsülin gibi görev yapar kandaki glikoz düzeyini normalde tutar

^ KISIRLIK
Erkeklerde sperma sayısını ve kalitesini arttırır. Hücreleri yeniler. Cinsel kuvveti arttırır. Çocuk sahibi olmaya destek veren kaliteli protein, aminoasit, mineral ve vitaminleri doğal bir şekilde bünyeye depolar. Kadınlarda ise ovulasyon gerçekleştirir, doğurganlığı arttırır. Bilhassa kısırlık durumlarında kadın ve erkek yumurtlama döneminde beraber kullanmalıdır.

^ YARA VE İLTİHAPLARI GEÇİRİR
Yara ve iltihapların erken iyileşmesini sağlar, iç ve dış kanamaları durdurur

^ VÜCUDA OLAĞANÜSTÜ KUVVET, ENERJİ VERİR
Vücudun işlenmeden DOĞAL vitamin, mineral, aminoasit ve protein almasını sağlar

^ CİNSEL GÜCÜ OLAĞANÜSTÜ ETKİLER
Doğurganlığı arttırır, soğukluğu önler, Çocuğu olmayan eşlerde çok etkilidir

^ TÜM HASTALIKLARA KARŞI DİRENÇ SAĞLAR
Organizmayı dış etkenlerden korur, bağışıklık sistemini güçlendirir

^ KANSER HÜCRELERİNİN ÜREMELERİNİ ENGELLER KANSER TEDAVİSİNDE OLAĞANÜSTÜ DESTEKLEYİCİ ETKİSİ KANITLANMIŞTIR
Japon Bilimadamları Arısütü-Polen-K.Ginsengin belirtilen gramajlar dahilinde kullanıldığı takdirde kanser hücreleri üzerinde neoplastik olguları(kanser tümörleri) durdurucu ve tedavi edici olduğunu vurgulamışlardır

FİYATI 320.TL

ÖZELMACUNLAR ÇAYLAR HAZIRLANILINIR

 


Ginseng Ganoderma Lucidum (Reishi Mantarı) Extract

hacıoglu şifalı bitkiler

 


 

 

 

Bitkisel tedavide 4000  yıldan uzun süredir    Çin ve uzak doğu  tıbbında kullanılan, bitkisel bir ürün olup, inanılmaz yararları bulunmaktadır. İmparatorluklar zamanında sadece İmparatorların  ve yakınlarının kullanabildiği bir bitki idi. Bilinen en eski ve en değerli bitkidir.Uzak doğuda bulunan bitki sağlığı ile ilgili Shen Nuing Ben Caojin yazıtlarında bir numaralı bitki olarak listede yer alır.

Doğal ortamda çok nadir bulunan Reishi ( Ganoderma lucidum) ile ilgili çalışmalar, son otuz yılda inanılmaz hız kazanmış. Uzun araştırmalar sonucu üretim teknikleri geliştirilmiş ve ilaç endüstrisinin hizmetine sunulmuştur.
      
         1-
Toksik etkisi olmadan günlük olarak sürekli alınabilen ve kesinlikle yan etkisi olmayan bir bitkidir.
         2- Günlük alındığı takdirde, vücut fonksiyonlarını normale çevirir ve tüm organların çalışma fonksiyonlarını düzeltir.
         3- Vücudun bağışıklık sistemini güçlendirir, düzgün çalışmasını sağlar. Reishi Mantarı ( Ganoderma lucidum) ileri ülkelerde solunum yolları problemlerinin çözücüsü olarak tanınmaktadır. Çünkü   kronik bronşitten şikâyeti olan, 2000 Çinli hasta üzerinde yapılan ve “Herbs for health Jan-Feb 97” dergisinde yayınlanan bir araştırmaya göre iki hafta süreyle Ganaoderma lucidium  çayı içen bu hastaların %60–90’ nın kendilerini daha iyi hissettikleri ve iştahlarının artığı bulunmuştur.  

2000 yılı aşkın süreden beri  Çin ve Japon halklarının sağlıklı yaşam ve uzun ömür için kullandığı Reishi mantarı, özellikle karaciğer bozuklukları, artrit ve hipertansiyon gibi rahatsızlıklar için tercih edilmiştir. Günümüzde insanlarla yapılan araştırmalarda da Reishi’nin antiallerjik, antiemflamatuar, antiviral, anti bakteriyel ve özellikle antioksidant  (yaşlanmayı geciktirici ) özellik taşıyan bileşikler içerdiği  bulunmuştur. İn vitro testlerle kanser tümörlerine karşı Ganoderma lucidum bileşenlerinin etkili olduğu gösterilmekle kalmayıp Reishi den izole edilen ve Ling zhi -8 adı verilen bir proteinin transplant reddini engellediği de gösterilmiştir. 

Reishi metabolik ve psişik yorgunlukları (kendini hasta hissetme veya mutsuzluk gibi )  yaşam sevincine ve sağlıklı bir psikolojiye dönüştürmede  büyük ölçüde yardımcı olmaktadır. Herkes (Hemofili şikâyetleri olanlar hariç) günlük 1–2 gr lık dozlar halinde Reishi kullanarak çay hazırlayabilir. Bağışıklığını güçlendirme, fiziksel canlılığını koruma ve geliştirme ve her türlü asabi yorgunluktan korunabilme yönünde kendine yüksek düzeyde yardımcı olabilir.

 

          

                    DOZAJ VE KULLANIM: Sabah ve Akşam birer şişe, kutu içerisindeki pipet yardımıyla içilir

                                                            

                                                            30 Günlük(6 kutu ) bir kürdür

 

 

 

 

 

                            GİNSENG GANODERMA LUCİDUM

                  (REİSHİ MANTARI GİNSENG KARIŞIMI ÖZÜ)

 

4.5 gr GANODERMA LUCİDUM (REİSHİ MANTARI) özü 0.8 kg REİSHİ MANTARINDAN elde edilmektedir, (450mg x 10 şişe)

GANODERMA LUCİDUM (REİSHİ MANTARI) DİĞER REİSHİ MANTAR TOZUNDAN YAPILAN ÜRÜNLERDEN DAHA ETKİLİDİR.
ÜRÜNLERİMİZDE 6 YILLIK GİNSENG KÖKLERİ KULLANILMIŞTIR.
 

 GANODERMA LUCİDUM (REİSHİ MANTARI) NIN BİLİNEN GENEL FAYDALARI
 

  • Ganoderma lucidum (Reishi)’ un içerdiği farmasötik etkili en önemli bileşik gruplarından biri, triterpenlerdir.
  • Triterpenler vücutta histamin deşarjına engel olurlar.
  • Ganoderma lucidum (Reishi), kas distrofisinde de kullanılmaktadır.
  • Ganoderma lucidum (Reishi), yüksek tansiyon hastalarının tansiyonunu dengelenmesinde yardımcı.
  • Ganoderma lucidum (Reishi) deki triterpenlerin sitotoksik etkileri vardır.
  • Plazma ve karaciğerde kolesterol sentezini yavaşlatarak ve / veya  kolesterol metabolizmasını hızlandırarak toplam kolesterol düzeyinde düşüşe yardımcı.
  • Alerjiye bağlı nefes darlığına yardımcı, beyini kuvvetlendirilmesine yardımcı.
  • Uykusuzluğun giderilmesinde ve beyin yorgunluğunun giderilmesine yardımcı.
  • Hem akut hem de kronik hepatit sorununa yardımcı. Antiemflamatuar ve antifibrotik etkisiyle karaciğer sirozuna yardımcı.
  • Karaciğer ve böbreklerin, oksidatif hasarlarını önlenmesinde yardımcı.
  • Herpes zosterde, ağrı ve deri ile ilgili semptomları azaltmakta yardımcı.
  • İn vitro testlerle kanser tümörlerine karşı Ganoderma lucidum bileşenlerinin yardımcı olduğu gösterilmektedir.
  • antitümör,  bağışıklık sistem düzenleyici  olarak yardımcı.
  • miyon , fibro kist, rahim kisti üzerinde yardımcı.
  • Radyoterapiden önce veya sonra alınması hiç fark etmez;  lökosit, eritsrosit ve trombosit seviyeleri en kısa sürede normale dönmesinde yardımcı.
  • Ganoderma lucidum (Reishi), sinir dokusunu korunmasına yardımcı, sinir hücrelerinin gelişmesine yardımcı.
  • Herpes simplex virüsüne direkt etki etmesine yardımcı, virüsün konak hücreye yapışmasını ve  girmesini engellemeye yardımcı. (antiviral)

GİNSENG GANODERMA LUCİDUM (REİSHİ MANTARI)EXTRACT ÜRÜNÜ TAMAMIYLA DOĞALDIR, YANTESİRİ YOKTUR.

GİNSENG GANODERMA LUCİDUM (REİSHİ MANTARI) ÜRÜNÜ TARIM KÖY İŞLERİ BAKANLIĞI 17/06/2007 TARİH B.12.4.İLM.034.00.06/705-04/22957-12534 SAYILI İZNİYLE İTHAL EDİLMİŞTİR.

ÜRÜNLERİMİZ İTHALDIR, TAKLİTLERİNDEN SAKININIZ.

 

TARİHÇE

         İmparatorluk döneminde,  Uzakdoğu’da sadece imparatorlar ve çocukları  bu mantarın suyunu içebilirlermiş. Halktan birisi bir ağaç altında bulduğunda, saraya götürüp teslim edermiş. Çok seyrek olarak doğada bulunabildiğinden, halkın bu mantarı bulup saklaması, yanında idam cezasını getirirmiş.  Mantarın görüldüğü bölgeye yakın evler aranırmış. Ve söylenceye göre, sadece bu mantar yüzünden o zamanlar 100’e yakın insan hayatını kaybetmiş.

          Reishi (Ganoderma lucidum) mantarı hakkındaki efsaneler bununla da bitmiyor. Bu mantarın ününü duyan Avrupalılar, gerçeğini hiçbir zaman göremedikleri için “Fantom Mushroom” ilan etmişler onu. Yani bir Uzakdoğu hayaleti.
       Yaklaşık 2000 yılı aşkın süreden beri (birçok kaynağa göre 4000)  Uzakdoğu geleneksel tıbbında kullanılan ve “Bitkilerin Kraliçesi” olarak anılan mantarı, Japon araştırmacı Shigeaki Mori üretilebilir hale getirdi. Bunun ardından dünyanın her kesiminden araştırmacının ilgisini çekti. Japon araştırmacı, sessiz sedasız tam 15 yılını Reishi Mantarı’nın kültürünü üretmeye adamış. Bugün Reishi (Ganoderma lucidum) mantarı Japon araştırmacının bulduğu bu tekniğin geliştirilmesiyle üretilmektedir. Shigeaki Mori'nin ilk geliştirdiği teknikle, üretme denemesinde mantarın ortaya çıkış süresi 2 yıl iken bugün geliştirilen teknikler sayesinde  bu süre 100 güne kadar düşürülmüştür.

 

YARARLARI NELERDİR?
     İçerisinde kompleks karbonhidratlar ( suda eriyen polisakkaritler), triterbenes ( ganoderik asit), amino asitler ve proteinler bulunur.
     Araştırmacılar en etkili maddesinin polisakkaritler ve ganoderik asit olduğunu ortaya koymuşlardır.
     Bunlardan polisakkaritler; antitümör,  bağışıklık sistem düzenleyicisi ve tansiyon düşürücü etkisinden sorumlu.

 Diğer aktif içeriği olan triteterbenes ( ganoderik asit) ise histamine bağlı alerjilere, nefes darlığı ve karaciğer fonksiyonlarını düzeltmekten sorumlu olduğunu  ortaya koymuşlardır.Tadının acı olması ganoderik asidin ürün içinde ne kadar fazla olduğunu ifade eder.

Günlük olarak Reishi alımı bağışıklık sistemini güçlendirip kan dolaşımını düzenleyerek sağlıklı bir vücuda sahip olmayı sağlar.

 

 

KANIT VARMI?

Son otuz yıllık araştırmalar ABD, Japonya, Çin ve İngiltere’de yapılmıştır. Araştırmalar özellikle kanser, hipertansiyon, yüksek kolesterol, alzaimer, diyabet ve hepatit hastalıklarında yapılmıştır. 

Bilimsel araştırmalar  vücut fonksiyonlarını  düzenleyici, eksik ve yetersiz beslenmede tamamlayıcı özellikleri olduğunu ortaya koymuştur.

             Doğulu bilim adamaları düzenli alımını önerirken ve günlük kullanımda insanları hastalığa karşı koruduğunu ve uzun yaşam vaat ettiğini öne sürmüşlerdir. Batılı bilim adamları ise hastalık ortaya çıktıktan sonra kullanılması gerektiğini savunmaktadırlar. Ve doğuda 2000 yıldır hastalıkların önlenmesi amaçlı düzenli olarak kullanılmıştır.

BİLİMSEL ISPATLANMIŞ ETKİNLİK TİPLERİ

  •      Ganoderma lucidum (Reishi)’ un içerdiği farmasötik etkili en önemli bileşik gruplarından biri, triterpenlerdir.(1)
  •      Triterpenler vücutta histamin deşarjına engel olurlar.(2.3.4)
  •      Ganoderma lucidum (Reishi), kas distrofisinde de kullanılmaktadır(3)
  •      Ganoderma lucidum (Reishi) deki triterpenlerin sitotoksik etkileri vardır.(3)
  •      Plazma ve karaciğerde kolesterol sentezini yavaşlatarak ve / veya  kolesterol metabolizmasını hızlandırarak toplamkolesterol düzeyinde düşüş meydana getirir.(5)
  •       Hem akut hem de kronik hepatittin tedavisinde kullanılır. Antiemflamatuar ve antifibrotik etkisiyle karaciğer sirozunda çok faydalıdır.(6)
  •      Karaciğer ve böbreklerin, oksidatif hasarlarını önler. (7)
  •      Herpes zosterde, ağrı ve deri ile ilgili semptomları azaltmaktadır.(8)
  •      Radyoterapiden önce veya sonra alınması hiç fark etmez;  lökosit, eritsrosit ve trombosit seviyeleri en kısa sürede normale dönmektedir.(9)
  •      Ganoderma lucidum (Reishi), sinir dokusunu koruyucu etkiler gösterdiği gibi, sinir hücrelerinin gelişimini teşvik etmektedir.(10)
  •      Herpes simplex virüsüne direkt etki ettiği, virüsün konak hücreye yapışmasını ve  girmesini engelleyerek etkili olduğu (antiviral) gösterilmiştir.(11)

KAYNAKLAR.

 

(1)    Cheng Lele;Colorimetric dedection of total triterpene content in Ganoderma lucidium fruiting body and spore;Shanghai,China

(2)    K.Tasaka,…,Antiallergic constituents in the culture medium of  Ganoderma lucidium (1) inhibitory effect of oleic acid on histamine release; Agents and Actions,vol.23,3/4 (1988)

(3)    Hiroshi Koda,….;The biologically Active constituents  of Ganoderma lucidum (Fr.) Karst. Histamine release-Inhibitory Triterpenes;Chem.Pharm.Bull.,33(4),1367-1374(1985)

  

(4)    K.Tasaka,…,Antiallergic constituents in the culture medium of  Ganoderma lucidium(II)The inhibitory  effect of cyclooctasulfur  on . Histamine release ; Agents and Actions,vol.23,3/4 (1988)

 

(5)    Yearul Kabir,….,Dietary Effect of Ganoderma lucidum Mushroom on Blood Pressure and LipidLevels in Spontaneously Hypertensive Rats(SHR) ;J.Nutri.Sci.Vitaminol., 34,433-438,1988

 

(6)    Gua-Liang Zhang,….;Hepatoprotective role of ganoderma lucidum pollysaccharide against BCG-induced immune liver injury in mice; World J.Gastroenterol 2002 Agust 15;8(4):728-733

(7)    Ying-Hua Shich,…;Evaluation of the Hepatic and Renal-protective Effects of Ganderma lucidum in Mice ;Am.Journal of Chinese med.,Vol.29,Nos.3-4,pp.501-507,2001

 

(8)    Yasuyo Hijikata,Seika Yamada; Effect of Ganoderma lucidum on Postherpetic Neuralgia; Am.Journal of Chinese med.,Vol.XXVI,No.3-4,pp.375-381,1998

 

(9)    Hseu-Yin Hsu,….;Radioprotective  Effect of Ganoderma lucidum(Leyss.Ex.Fr.) Karst after X-ray irradiation in Mice; Am.Journal of Chinese med.,Vol.XVII,Nos.1-2,pp.61-69,1990

(10)    William M.W: Cheung,….;Ganoderma ekstract activates MAP kinases and induces the neuronal differantion of rat Pheochromocytoma PC12 Cells;FEBS Letters 4886(2000)291-296

 

(11)   Seong-Kug Eo,…;Possible mode of antiviral activitiy of acidic protein bound polysaccharide isoleted from Ganoderma lucidum on herpes simplex viruses; Journal of ethnopharmacology 72(2000)475-481

 

(12)     Heilpilze:Reishi. MykoTroph A.G. Institüt für Ernaehrungs- und Pilzheilkunde.

 

(13) D-Sliva,PhD.Ganoderma lucidium(Reishi) in Cancer treatment.İntegrative cancer therapies 2(4):2003.pp.358-364 

 

 

 
kucuk.jpg  

10 şişe 20 tl

K1.jpg

 

 

 

 

MUCİZELER YARATAN BİTKİ KIRMIZI GİNGSENG

 

 Araliaceae familyasından çok yıllık bir bitki olna GİNGSENG yabani olarak yüksek dağların eteklerinde yetişmekte ve koyu kırmızı meyve salkımları veren

bitkinin insan figürüne benzetilen kökleri şifalı kısmını oluşturmaktadır.

 

NEDEN KORE KIRMIZI GİNSENGİ?

Günümüzde yaklaşık 2000 yıl önce Kore'de ve Çin'de Şifa verici değeri saptanan GİNGSENG'in bölgedeki ismi PANAX GİNGSENGİ'dir.dünyanın diğer ülkelerinde

yetiştirilen gingseng türleri ideal iklim ve toprak özelliklerine sahip olan Kore'nin yetiştirdiği KIRMIZI GİNGSENG kadar nitelikli olmamaktadır.

    Köklerinin sıcak su ile yıkandığında kırmızı renk alması nedeni ile tüm dünyada KORE KIRMIZI GİNGSENG'i olarak bilinir.Bu bitkinin yetiştirme, işleme ve satışı Kore Tekel idaresinin denetiminde yapılmaktadır.Böylesine değerli ve aranan bu bitkiye Kore devletince sahip çıkılmasının nedeni; hatalı üretimlerde bulunulup veya taklit edilip kalitesinin bozulmaması içindir.Üretiminin her aşamasının devlet gözetiminde yapılması yanında Kore insanının sabır, bilgi ve araştırma yeteneklerinin birleşiminde oluşan ve kalitesi tartışılamayan GİNGSENG ürünleri tüm dünya pazarlarını kaplamaktadır.

  Kırmızı GİNGSENG yaklaşık 2000 yıldan beri Çin'de yüksek şifalar için kullanılmakta ve etkileri hakkında ilk rapor Çinli bir pratisyen hekimi olan TAOHUNG-CHİNG tarafından hazırlanmıştır.Bu raporda ilerda bahsedeceğimiz bazı faydalar yazılıdır.son zamanlarda, bütün şifalı bitkilerde olduğu gibi GİNGSENG üzerinde de araştırmalar ve ayrıca şimdiye dek 3 milletlerarası GİNGSENG sempozyumu düzenlenmiş, ve bunlara birçok doktor, araştırmacı ve bilimadamları katılmıştır, ayrıca dünyanın tanınmış gazetelerinde GİNGSENG hakkında yayınlar yapılmaktadır.

 

KORE KIRMIZI GİNSENG’İN YETİŞTİRİLMESİ

Uygun koşullarda uzun süre dinlendirilen, toprağa ekiminden sonra dikkatli ve savırl bir bakımla yavaş yavaş gelişen GİNSENG en erken 6 yıl içinde toplanabilecek büyüklüğe erişir. Aslında iyi bir ürün elde etmek için 14 -15 yıllık bir büyüme sürecini tamamlaması gereken Ginseng’in Kore’de 100 hatta 400 yıllık olduğu sanılan kökleri bulunmuştur. Kirli çevre koşulları ve suni gübrelenmeye karşı hassas olan bitki, kimyasal maddelerle (ilaç ve gübre) temas ettiğinde bozulup çürümektedir. Yılların geçmesiyle GİNSENG büyüyüp olgunlaşırken bulunduğu toprağın bütün faydalı unsurlarını da emmektedir. Böylece tabiatta toprak içinde erimiş halde bulunan mineral, vitamin gibi tüm organik ve inorganik maddeleri bünyesine almaktadır. Bu nedenle ginseng yetiştirilen topraklar uzun süre ekilmeyecek şekilde fakirleşmektedir.

            Doğal kaynakların insan yaşamındaki önemini bilen milyonlarca kişi daha sağlıklı bir hayat sürmek için günlük hayatlarında da ginseng ürünlerinden geniş ölçüde yararlanmaktadır.

            Günümüzde doğu ve batı tıbbın da yerini alan ginseng ürünleri artık doktor reçetelerine girmiş ve eczanelerde satılır hale gelmiştir. Dünyanın birçok yerinde yapılan yetiştirme girişimleri başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Bu nedenle de en akıllıca işin özel olarak hazırlanmış Kırmızı GİNSENG ürünlerinin Kore’den getirilmesi olacağı fikri üzerinde birleşmiştir.

 

DÜNYADA GİNSENGİN KULLANILMASI

            Uzun senelerden beri pek çok ülkede hap, kapsül, çay, sigara, likör,ve çiğneme granülü şeklinde şifa verici veya tedaviye yardımcı olarak kullanılmaktadır.Halen A.B.D de kaybettiği sağlığını yeniden kazanmak isteyen 6 milyon kişi Kırmızı Ginsengi kullanmaktadır. Japonya Sağlık Bakanlığı 7000 hastanesinde yüzbinlerce hastaya uygulanmak üzere değişik Ginseng preperatları yollamaktadır. İsviçre ve Almanya’da verimi arttırmak için birçok fabrika işçilerine çay saatlerinde Ginseng ürünleri sunulmaktadır.

 

GİNSENG ÜZERİNDE YAPILAN ÇALIŞMALAR

            Ginseng üzerindeki araştırmalar uzun yıllar önce başlamış günümüzde de          devam etmektedir. Ginsengi konu alan 3 büyük Uluslar arası sempozyum yapılmış, bu sempozyumlara dünyanın dört bir tarafından gelen doktor, araştırmacı ve bilim adamı Ginseng ile ilgili çalışmalarını sunmuşlardır.Bunlardan birkaç örnek vermek gerekirse; U.S.S.R’den Dr. Brekhman Ginsengin insan vücudunda fiziksel ve mental aktiviteyi arttırdığını, beyin hücrelerinin faaliyetlerini uyardığını ve düzelttiğini, streslere karşı organizmayı koruduğunu vurgulamıştır.Japon araştırmacılar Dr. Hikohichi Oure ve Susumu İlia, Ginsengin, karaciğerde de karbonhidrat metabolizmasını uyardığını bulmuşlardır.Bonn üniversitesi Farmakoloji bölümünden Dr. K.Karzel ise Ginsengin kan basıncını düzenlemesi üzerindeki yararlı etkilerini kapsayan bir çalışma sunmuştur. Sofya Üniversitesinden Prof. V. Petkov Ginsengin adrenal korteksini uyararak hatırlatma, öğrenme ve düşünme mekanizmalarını arttırdığını bildirmiştir. Stockholm’de Prof. Dr. Finn Sangberg Ginsengin uykusuzluğu ve huzursuzluğu giderdiğini saptamıştır. Dr. W. Sternerve Dr. Kitagava 1969 yılında yaptıkları araştırmalarında Ginsengin yorgunluk, bitkinlik ve kuvvetten düşme karşı başarı ile kullanılabileceğini göstermişlerdir. 1973 yılında Dr. M. Kimura ve arkadaşları Ginsengin, kan şekerini düşürdüğünü ve diabet tedavisinde kullanılışının esaslarını saptamışlardır. Son yıllarda da Japon bilim adamları Ginsengin kanser hücreleri üzerindeki etkilerini araştırmaktadırlar. Neoplastik olguları (Kanser tümörleri) durdurucu ve tedavi edici 6 yıllık Ginseng Kökü olabileceği vurgulanmaktadır.

 

 

GİNSENG ROYAL JELLY
  (kore kırmızı ginseng ve arı sütü karışımı )

       

Günümüz teknolojisiyle birlikte GİNSENG extresi

(özü insanlara en yararlı maddesi) laboratuar ortamında alınarak ağız yoluyla kolayca alınan sıvı haline getirilmiştir.

6 gr kırmızı ginseng özü 400 gr 6 yıllık kırmızı ginseng tozundan alınmıştır.(600mg x 10 şişe)

GİNSENG ROYAL JELLY ürünü diğer direkt GİNSENG tozundan yapılan ürünlerden daha etkilidir.

ÜRÜNLERİMİZDE 6 YILLIK GİNSENG KÖKLERİ KULLANILMAKTADIR.

 

KORE KIRMIZI GİNSENG İN BİLİNEN GENEL FAYDALARI

                                

  • Vücudu canlandırıp zindeliğe yardımcı.
     
  • Zihni ve akli tansiyonları geliştirmeye yardımcı, sinir bozuklukları ve depresyonlara karşı yardımcı.
  • Yetişkinlerde beslenme yetersizliğini gidermeye yardımcı.
  • Organizmanın doğal savunma mekanizmasını korumaya yardımcı.
  • Özellikle yaşlı kişilerde sık rastlanan ruhsal ve psikolojik çöküntülere yardımcı.
  • Modern şehir hayatının her yaştaki insana verdiği stres ve sinir gerilimlerinde dayanıklılığı artırmaya yardıncı.
  • Yaşlanmayla ortaya çıkan halsizlik, kuvvetsizlik, ve güçsüzlüğe yardımcı.
  • Sinirsel bulantı ve öğürmeleri yardımcı.
  •  Vücuttan toksinlerin atılmasına yardımcı.
  •  Zihinsel fonksiyonları arttırmaya yardımcı.
  • Cinsel gücü arttırmaya ve sinirleri desteklenmesine yardımcı.
  •  Vücudu kansere karşı korumaya yardımcı.
  • Kas ağrılarını azaltmaya, kan basıncını dengelemeye yardımcı.
  • Hastalıklara karşı vucudun direncini arttırmaya yardımcı.
  •  Baş ağrısı ve kulak çınlaması sorununa yardımcı.
  •  Beyin felci geçirmiş insanlarda beyin aktivitesini arttırmaya ve beyin basıncını düşürmeye, Felç hastasının iyileşmesine yardımcı.

     

GİNSENG ROYAL JELLY EXTRACT ÜRÜNÜ DOĞALDIR, YAN TESİRİ YOKTUR.

GİNSENG ROYAL JELLY ürünü TARIM KÖY İŞLERİ BAKANLIĞI 17/06/2007 TARİH   B.12.4.İLM.034.00.06/705-04/22957-12534  SAYILI İZNİYLE İTHAL EDİLMİŞTİR.

 ÜRÜNLARİMİZ İTHALDIR . TAKLİTLERİNDEN SAKININIZ .

 

 

 



 

 
K5.jpg   10şişe 20 tl

 

K6.jpg

 

 

 

Öğütülmüş Üzüm Çekirdeği

 

Üzüm çekirdeği unuda bulunan Omega 6, Omega 3 yağ asidi gibi damar iç çeperlerini koruyucudur ve dolaylı yoldan kılcal damarlar dolaşım sisteminin sağlıklı işleyişini sağlayarak, kalp ritmini de düzenlemeye yardımcı olur. Yine yapısında doğal olarak bulunan E vitaminin güçlü anti-oksidan etkisi sayesinde kötü kolestrol (LDL oksidasyonu) azaltılabilir. Yapılan araştırmalarda, diyetlerine belli oranlarda öğütülmüş üzüm çekirdeği eklenen deneklerin kanlarındaki iyi kolestrol (HDL) seviyeleri yükselirken, LDL seviyelerinin de düştüğü gözlenmiştir.

Bugüne kadar keşfedilen en güçlü anti-oksidanlar, oligomeric proanthacyanidin kompleksleridir(OPC). OPC'lerin en verimli kaynağıda üzüm çekirdeğidir. OPC kompleksleri C vitamininden 20 kat, E vitamininden 50 kat daha güçlü anti-oksidan etkiye sahiptir.      

Faydaları : Yüksek tansiyonun düzenlenmesi, damar sertliği, kalp hastalıkları ve katarakta karşı koruma etkileri vardır. Kansere yakalanma riskini azaltmaya ve tümör hücrelerinin büyümelerini önlemeye yardımcı olur. Bunun yanında eklem rahatsızlıkları, alerjik hastalıklar ve ciltteki aknelerin etkilerini azaltmaya yardımcıdır. Beynin beslenmesini desteklemekte ve bunamayı önlemekte etkilidir.

Kullanım şekli : 2-3 tatlı kaşığı üzüm çekirdeği ununu; yoğurt, bal, reçel ya da meyve salatası ile karıştırarak tüketebilirsiniz. Üzüm çekirdeği ununu, ekmek kek, pasta, kurabiye ve bisküvi hamuru hazırlarken normal una katkı olarak da kullanabilirsiniz. Kullandığınız normal un miktarının %5-10'u kadar üzüm çekirdeği unu eklemeniz yeterli olacaktır      

                                      fiyatı 12 .00 tl

 
 
 
 
 

 JavaScript is a scripting language originally developed by Netscape to add interactivity and power to web documents

Hacıoğlu İzmir tarihi kemeraltındaki iki mağazasıyla hizmetinizdedir
Her türlü hastalığınızın formülü için bize kilonuzu yaşınızı cinsiyetinizi bildirmeniz yeter
Tamamlayıcı tıp olarak bitkiler, artık dünyanın kabul ettiği bir çözümdür

Tum hastalıklar için bizden formül isteyebilirsiniz.Mailinize cevap verilecektir

872 sk. No:129 Kemeraltı / İZMİR

 TEL:0232.4835909

 GSM:0536.2862098 

Bu site www.nurfuar.com ürünüdür

şifali bitkiler şifalıbitkiler bitkiler hacıoğlu şifalı bitkiler baharat kanser kalp gibi tüm zor hastalıklara bitkisel çözümler şifali bitkiler şifalıbitkiler bitkiler hacıoğlu şifalı bitkiler baharat kanser kalp gibi tüm zor hastalıklara bitkisel çözümler şifali bitkiler şifalıbitkiler bitkiler hacıoğlu şifalı bitkiler baharat kanser kalp gibi tüm zor hastalıklara bitkisel çözümler şifali bitkiler şifalıbitkiler bitkiler hacıoğlu şifalı bitkiler baharat kanser kalp gibi tüm zor hastalıklara bitkisel çözümler şifali bitkiler şifalıbitkiler bitkiler hacıoğlu şifalı bitkiler baharat kanser kalp gibi tüm zor hastalıklara bitkisel çözümler şifali bitkiler şifalıbitkiler bitkiler hacıoğlu şifalı bitkiler baharat kanser kalp gibi tüm zor hastalıklara bitkisel çözümler şifali bitkiler şifalıbitkiler bitkiler şifali bitkiler şifalıbitkiler bitkiler şifali bitkiler şifalıbitkiler bitkiler şifali bitkiler şifalıbitkiler bitkiler şifali bitkiler şifalıbitkiler bitkiler şifali bitkiler